Tarihi ve turistik hazine Santa Harabeleri restorasyon çalışmalarını bekliyor

Trabzon ile Gümüşhane arasında yer alan Gümüşhane'nin Dumanlı köyü sınırları içerisinde bulunan tarihi ve turistik bir hazine olarak değerlendirilen Santa Harabeleri restorasyon çalışmalarını bekliyor. Restorasyon çalışmaları için bu yıl ihaleye çıkması planlanan Santa Harabeleri'nin doğru bir planlama ve doğru bir restorasyonla ayağa kaldırılması gereken tarihi bir yerleşim yeri olduğu belirtiliyor.

PAYLAŞ
Telgraf Türk - Telgraf Türk

Trabzon ile Gümüşhane arasında yer alan Gümüşhane’nin Dumanlı köyü sınırları içerisinde bulunan tarihi ve turistik bir hazine olarak değerlendirilen Santa Harabeleri restorasyon çalışmalarını bekliyor. Restorasyon çalışmaları için bu yıl ihaleye çıkması planlanan Santa Harabeleri’nin doğru bir planlama ve doğru bir restorasyonla ayağa kaldırılması gereken tarihi bir yerleşim yeri olduğu belirtiliyor.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Coşkun Erüz, Santa’da bulunan yaklaşık 400 civarındaki tarihi yapının restore edilip ayağa kaldırılması halinde doğa ve kültür turizmine önemli katkı sağlayacağını söyledi.

Erüz, Santa Harabelerinin Gümüşhane Valiliği ve Özel İdaresi girişimleriyle 2021 yılında Krom Antik kentinin ve tarihi yerleşimlerin koruma imar planlarına dahil edildiğini hatırlattı. Tarihi ve turistik hazine Santa’nın, ilgisizlikten hızla yok olmaya başladığını gerekli koruma planı yapıldığı takdirde Santa’ya girilmeye başlanacağını ifade eden Erüz, ülkemizdeki binlerce Doğal SİT alanından birisi olan Santa’nın restorasyonunun ulusal kaynaklarla yapılmasının çok zor ve uzun zaman alacağı bilinmesi gereken bir durum olduğunu söyledi.

Erüz, “Santa, Doğu Karadeniz bölgesinin en önemli doğal, tarihi ve turistik cazibe merkezlerinden birisidir. Osmanlı döneminde olan tarihi Santa yerleşimi, Gümüşhane merkez ilçe sınırlarında ve Trabzon’un Arsin, Yomra ve Araklı ilçe köylerinin yaylası olarak kullanmaktadır. Santa-Dumanlı köyü, Yanbolu vadisinin 800-2000 metre yüksekliklerindeki dağlar ve ormanlar arasında muhteşem bir doğal görselliğe sahiptir. Yüksek yağış alan coğrafyanın her dem yeşil doğası içerisine dağılmış olan tarihi köy yerleşimleri ve taş yapılar doğa ile birlikte ziyaretçilerine doyumsuz bir görsel şölen sunmaktadır. Tarihi Santa yerleşimleri, günümüzde yaz aylarında yayla olarak kullanılan bir yerleşim gibi gözükse de Osmanlı döneminde 13 mahallesi ve 5 bin kişiden fazla nüfusu olan önemli bir kervan ve madenci köyü idi. Yerleşime ait ilk kayıt 1539’da mezra ve 1554 te Osmanlı Devleti tarafından derbentçi (kervan sorumlusu) köyü kurulumu ile başlamıştır. Tarihi Santa yerleşimlerinden günümüze 400’ün üzerinde ev, dükkan, okul, kilise, çeşme gibi döneminin özgün tarihi taş yapı ulaşmıştır. Santa tarihi İpek Yolu ve sonrası kervan ve de askeri amaçlı yaylalardan geçen güzergahın (Trabzon-Galyan, Kazıklıova-Taşköprü, Gümüşhane yada Bayburt yaz yolu) yamacında ve yolun güvenlik ve bakımından sorumlu bir köy olarak gelişmiş, 1700 sonrası çevredeki madenlerin işletmeye açılması ile aldığı göçlerle nüfusu artarak 1800’lerde 5 binin üzerine çıkmış bir yerleşim yeri idi. 1850 sonrası madenlerin kapanması, işsizlik, iç huzursuzluklara bağlı olarak nüfusun önemli bir kısmı Santa dışına, Trabzon ve köylerine, başka illere ve hatta ülke dışına göç etmiş idi. 1923 Yunanistan-Türkiye nüfus mübadelesi anlaşması ile Santa’da kalan tamamı Ordodox Hıristiyan yaklaşım bin civarındaki nüfus Trabzon limanı üzerinden Yunanistan’a göç etmiştir. Mübadele sonrası tamamen boşalan Santa’nın araziler ve mülkleri hazineye kaydedilmiş idi. 1930 sonrası Arsin, Yomra ve Araklı köy sakinlerince, yıkılmamış sağlam kalan konutların bir kısmı ve araziler hazineden kiralama, satın alma yada zilliyet usulü ile alınarak yayla yerleşimi olarak yeniden iskan edilmiş idi” dedi.

“Köyün sadece 7’ si için koruma statüsü mevcuttur”

Santa’nın sadece kağıt üzerinde olan Kültürel-Arkeolojik SİT ve Doğal SİT statüsüne sahip olduğunu kaydeden Erüz, “Muhteşem doğası, manzarası, tarihi dokusu ile doğal cazibe merkezi olan Santa, ne yazık ki sadece kağıt üzerinde olan Kültürel-Arkeolojik SİT ve Doğal SİT statüsüne sahiptir. 13 tarihi yerleşimi olan köyün sadece 7 si için koruma statüsü mevcuttur. Koruma statüsüne rağmen 7 mahalle yerleşiminde dahi hem doğa ve hem de tarihi yapılar hızla tahrip olmakta ve bozulmaktadır. Konut olarak kullanılan yapılar, hak sahiplerinin ihtiyacına göre değiştirilmekte yada tamamen yıkılıp ortadan kaldırılmakta, tarihi dokuya uygunsuz modern yapılar yapılmaktadır. Kamusal yapılar olan Kilise, Okul, çeşme ve taş döşeli yollar ise hazine meraklıları ve art niyetli kişiler tarafından her yıl biraz daha tahrip edilmektedir. Koruma maalesef kağıt üstünde kalmakta fiziki bir koruma ve kurtarma yapılmamaktadır. Tarihi Santa yerleşimlerinin koruma altında olan 7 tanesi için Santa ile aynı koruma statüsüne sahip, diğer tarihi madenci yerleşimleri olan Yağlıdere köyü Kurum (Krom, Kromni, Gorom) yerleşimleri ve Olucak Köyü İmera yerleşimi için, planlama restorasyon, koruma ve altyapı hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için 2020 yılında İl meclisinde, Gümüşhane Özel İdaresine koruma imar planlarının yapılması için gerekli bütçe sağlanmıştır. 2021 yılında Krom ve İmera Koruma İmar Planları başlatılmış ancak Santa başlatılmamış idi. Santa için acil bir ihtiyaç olan koruma imar planının 2022 yılında ivedilikle çıkarılması ve tarihi yerleşimin kurtarılması gerekmektedir. Kaybedilen her an Santa nın biraz daha yok olmasına, bölge turizmi için önemli bir değerin elden çıkmasına neden olmaktadır” diye konuştu.

“Santa’nın ulusal kaynaklarla yapılmasının çok zor ve uzun zaman alacağı bilinmesi gereken bir durumdur”

Santa’nın ulusal kaynaklarla yapılmasının zor ve uzun zaman alacağına dikkat çeken Erüz, “Gümüşhane Valiliği ve Özel İdaresi girişimleriyle 2021 yılında Krom Antik kentinin ve tarihi yerleşimlerin koruma imar planları ihale edildi ve çalışmalar ilgili firma tarafından yapılıyor. Santa’nın koruma imar planının Çevre Şehircilik ve İklim Değişimi Bakanlığı tarafından yapılması için talepte bulunulduğu belirtilmektedir. Ancak ülkedeki binlerce Doğal SİT alanından birisi olan Santa’nın ulusal kaynaklarla yapılmasının çok zor ve uzun zaman alacağı bilinmesi gereken bir durumdur. Koruma imar planı için geciken ihalenin Özel İdare tarafından daha önce çıkan bütçesi ile 2022 yılında yapılması dışında bir çözüm uygulanabilir değildir. Santa aslında çok ciddi turistik cazibe merkezi bir vadinin iki yamacına kurulmuş bir coğrafya. Tam orman sınırının üzerinde sisler altında olan her daim yeşil olan bir coğrafya. Hırçın dağlar ve vadi içinden Santa’ya ulaşan ziyaretçiler kendilerini, Karadeniz’in tarihle doğanın inanılmaz bir fotoğrafı içinde buluyor. Santa bölge doğa, kültür ve tarih meraklısı yerli ve yabancı turistleri tarafından çok talep gören bir yer ancak hiçbir altyapı, koruma uygulaması ve hizmet birimi olmaması insanlarda hayal kırıklığı oluşturmaktadır. Santa ve bölgede talebin devamlılığı ve hem tarihi yerleşimde yaşayanlar ve hem de ziyaretçilerin memnuniyet için Santa’nın acil olarak Koruma İmar Planı ve Yapılaşma Rehberi hazırlanarak sürdürülebilir koruma temelli, yanlış müdahalelerin engellendiği bir turistik merkezi haline getirmek gerekiyor. Santanın koruma altındaki yerleşimlerinde bulunan yaklaşık 300 civarında tarihi yapı eğer restore edilip ayağa kaldırılırsa doğa ve kültür turizmine kazandırılacak büyük bir potansiyele sahip. Koruma altında olmayan özellikle Derinırmak Mahallesi ve Goballı Mahallerinde de koruma çalışması yapılması ve Dumanlı-Santa köyünün bütüncül olarak koruma ve planlama kapsamına alınması sürdürülebilir koruma ve turizm için önem teşkil etmektedir. Şu anda acil beklenen koruma imar planının, bir an önce devreye girip turizm planlamasının yapılabilmesi ve tarihi yerleşimlerin, yok olmaktan kurtarılıp ayağa kaldırılmasıdır. Santa gerçekten Doğu Karadeniz’in göz bebeği olan tarihi mekanların başında geliyor. Mutlaka ve mutlaka doğru bir planlama, doğru bir restorasyonla ayağa kaldırılması gereken tarihi bir yerleşim. Bölge turizmi için mücevher değerinde olan bir destinasyondur” şeklinde konuştu.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN